Christadelphian İncil Misyonu

Temel İncil Gerçekleri

Tanrı'nın Vaatleri

Geçmiş, Şimdi ve Gelecek

Bu broşürü okuduğunuzda şu soruların yanıtlarını öğrenmiş olacaksınız:

  • Tanrı İncil'de hangi vaatlerde bulunmuştur?
  • Tanrı bu vaatlerden hangilerini zaten yerine getirmiştir?
  • Tanrı'nın tüm vaatlerini yerine getireceğini nasıl biliyoruz?
  • Tanrı'nın henüz gerçekleştirmediği vaatler hangileridir?
  • Tanrı'nın size verdiği herhangi bir vaat var mıdır?

Hepimiz tutulmayan vaatlerden dolayı mağdur olmuşuzdur. Bunlar bir seçim öncesinde siyasetçiler tarafından verilmiş vaatler olabilir; ancak bu sözlerin pek azı tutulmuştur. Belki de işverenler veya arkadaşlar bize verdikleri sözleri yerine getirmemiştir. En acısı da bazen akrabalarımızın bizi hayal kırıklığına uğratmış olmasıdır.

Ne mutlu ki Tanrı böyle davranmaz. O, "iyiliği ve sadakati bol olan"dır (Çıkış 34:6). O, bütün vaatlerini yerine getirecektir. Her şeyi bildiği ve evreni yönettiği için O'nun vaatlerinin boşa çıkması imkânsızdır.

Tanrı İncil'de Hangi Vaatlerde Bulunmuştur?

Tanrı birçok vaatte bulunmuştur. Bunlardan yalnızca birkaçı şunlardır:

Tanrı, Musa'ya şöyle demiştir: "Ama varlığım hakkı için, BÜTÜN YERYÜZÜ RAB'BİN YÜCELİĞİYLE DOLACAK" (Çölde Sayım 14:21). Bu ifade, insanların yeryüzünü asla yok edemeyeceğini kanıtlar.

Daha sonra Yahudi ırkının babası olan Avram'a (sonraki adıyla İbrahim) Tanrı şöyle demiştir: "Seni büyük bir ulus yapacağım, seni kutsayacak, adını yücelteceğim; sen de bir kutsama kaynağı olacaksın. Seni kutsayanları kutsayacak, seni lanetleyeni lanetleyeceğim. Yeryüzündeki bütün aileler senin aracılığınla kutsanacaktır" (Yaratılış 12:2,3).

Tanrı, İbrahim'i Kenan diyarına (günümüzdeki İsrail) götürdüğünde şu vaatte bulunmuştur: "Gördüğün bütün toprakları sonsuza dek sana ve soyuna vereceğim. Soyunu toprağın tozu kadar çoğaltacağım" (Yaratılış 13:15,16). Tanrı bu vaatleri İbrahim'in oğlu İshak'a ve torunu Yakup'a da yinelemiştir (Yaratılış 26:4; 28:13,14).

Bir zamanlar kudretli olan Babil gibi birçok ulus artık yoktur. Ancak Tanrı, Yahudi ulusuna özel bir vaatte bulunmuştur: "Seni kurtarmak için ben seninleyim, diyor RAB. Seni aralarına dağıttığım bütün ulusları tamamen yok etsem bile, seni tamamen yok etmeyeceğim" (Yeremya 30:11).

Yahudiler dünyanın dört bir yanına dağılmış olsalar da bir ulus olarak varlıklarını hâlâ sürdürmektedirler. Bir adam zamanında şöyle sormuştur: "Yok edilemeyen Yahudi'nin sırrı nedir?" Bu sır, Yahudilerin Tanrı'nın seçilmiş halkı ve yeryüzündeki tanıkları olmalarında yatmaktadır. Tanrı'nın onlar için büyük planları vardır; bunlara daha sonra değineceğiz.

Kral Davut, İsrail'in büyük bir kralı ve Tanrı'nın gönlüne göre bir adamdı (1. Samuel 13:14). Bu nedenle Tanrı, Davut'a harika bir vaatte bulunmuştur: "Senden sonra soyunu ortaya çıkaracağım... ve onun krallığını pekiştireceğim... Onun krallığının tahtını sonsuza dek pekiştireceğim. Ben ona baba olacağım, o da bana oğul olacak. Evin ve krallığın senin önünde sonsuza dek sarsılmaz kılınacak. Tahtın sonsuza dek pekişecektir" (2. Samuel 7:12-16).

Elçi Petrus, bu vaatlerin İsa Mesih'te gerçekleşeceğini bildirir. O, Tanrı'nın Oğlu ve dünyanın Kurtarıcısı'dır; Davut'un soyundan gelen o büyük kişidir. Petrus, Tanrı'nın "Mesih'i kendi tahtına oturtmak üzere dirilteceğini" söylemiştir (Elçilerin İşleri 2:29-32).

İsa, Tanrı'nın Mezmurlar 16:10'da vaat ettiği gibi ölümden diriltilmiştir. Bir gün yer yüzüne dönecek ve Kudüs'teki Davut'un tahtında kral olacaktır (Elçilerin İşleri 1:11; Esinleme 11:15; Matta 5:35). Tanrı şöyle vaat etmiştir: "Bütün krallar onun önünde kapansın, bütün uluslar ona kulluk etsin" (Mezmurlar 72:11).

Tanrı, İsa'ya ilişkin bu vaatleri bir melek aracılığıyla annesi Meryem'e de doğrulamıştır: "Rab Tanrı ona atası Davut'un tahtını verecek... ve onun krallığının sonu gelmeyecektir" (Luka 1:32,33).

Tanrı, İncil'de daha pek çok vaatte bulunmuştur. Yine de burada ele aldıklarımız; Tanrı'nın yeryüzü, İbrahim, İshak, Yakup, Davut, İsa ve Yahudiler için geleceğe yönelik planlarında ne kadar kararlı olduğunu göstermeye yeterlidir.

Tanrı Hangi Vaatleri Zaten Yerine Getirmiştir?

Tanrı'nın İbrahim, İshak ve Yakup'a İsrail'in büyük bir ulus olacağına dair verdiği vaat yerine gelmiştir. Tanrı ayrıca Yahudilere, maruz kaldıkları korkunç zulümlere rağmen varlıklarının asla son bulmayacağına ilişkin verdiği vaadi de tutmuştur. İsa Mesih, tam da Tanrı'nın vaat ettiği gibi ölümden diriltilmiştir.

Ancak Tanrı'nın henüz yerine getirmesi gereken pek çok önemli vaat bulunmaktadır.

Tanrı'nın Tüm Vaatlerini Yerine Getireceğini Nasıl Biliyoruz?

Bunu iki geçerli nedene dayanarak biliyoruz:

  • (a) Tanrı'nın geçmişe dair verdiği her bir vaat eksiksiz biçimde yerine gelmiştir. Bu durum, O'nun gelecek için vaat ettiği şeyleri de gerçekleştireceğine dair bize güven vermektedir.
  • (b) Tanrı'nın gücü mutlaktır. O'nun geleceğe yönelik planlarında hiçbir şey aksayamaz.

Tanrı'nın Henüz Gerçekleştirmediği Vaatler Hangileridir?

İbrahim, İsrail topraklarını henüz sonsuz bir mülk olarak miras almamıştır. Yeryüzündeki bütün uluslar da henüz İbrahim'in aracılığıyla kutsanmamıştır. İbraniler 11:13, İbrahim, İshak ve Yakup'un "vaat edilenlere kavuşamadan, imanda öldüklerini" belirtir.

Peki, artık çok mu geçtir? Hayır. Tanrı, İsa'yı dirilttiği gibi onları da ölümden diriltecektir. Tanrı o zaman onlara verdiği vaatleri yerine getirecektir. İsa'nın kendisi de İbrahim, İshak ve Yakup'un Tanrı'nın egemenliğinde bulunacaklarını ifade etmiştir (Luka 13:28).

İsa henüz Davut'un tahtına oturup kral olmamıştır. Ancak yeryüzüne döndüğünde olacaktır (Elçilerin İşleri 3:19-21).

Yahudiler bir ulus olarak varlıklarını sürdürmektedir. Tanrı'nın İbrahim'e vaat ettiği topraklar olan İsrail'e geri dönmüşlerdir. Bu durum, Tanrı'nın onlar üzerindeki gelişen planının ilk aşamasıdır; nitekim şöyle yazılıdır: "İsrail'i dağıtan O'nu toplayacak ve bir çobanın sürüsünü koruduğu gibi koruyacaktır" (Yeremya 31:10).

Sıkıntılı bir dönemin ardından Yahudiler, Tanrı'nın vaat ettiği kutsamaya kavuşacaklardır: "Onlar benim halkım olacak, ben de onların Tanrısı olacağım." O gün geldiğinde, "Hepsine tek bir kral (İsa) krallık edecektir" (Yehezkel 37:22,23).

Tanrı'nın Size Verdiği Bir Vaat Var mıdır?

Evet, vardır—eğer şu iki önemli gerekliliği yerine getirmeye hazırsanız:

  • (a) Tanrı'nın Egemenliği'nin müjdesine inanmak ve vaftiz olmak (Markos 16:16); ve
  • (b) İsa Mesih'i sevmek ve onun buyruklarını yerine getirmek (Yuhanna 14:21).

Bunları yaptığınız takdirde Tanrı size ne vaat etmektedir? Az önce okuduğunuz tüm kutsamalardan pay alma hakkı. Çünkü "Ne Yahudi vardır ne Grek... ne köle vardır ne özgür... ne erkek vardır ne kadın; çünkü hepiniz Mesih İsa'da birsiniz" (Galatyalılar 3:28).

Bir düşünün. Tanrı ölümden diriltilebileceğinizi vaat etmiştir. Sonsuz yaşama sahip olabilirsiniz. İsa ile birlikte O'nun krallığında sonsuza dek yaşayabilirsiniz. Size bundan daha büyük vaatler verilemez.

Gerçek müminler için bugünkü yaşam büyük bir sevinç kaynağıdır. Bu değerli vaatler, insan zihnine şimdiden huzur verir. Bu umut, "canımız için güvenli ve sağlam bir çapa" gibidir (İbraniler 6:19).

Tanrı sizi, bugüne kadar verilmiş en büyük vaatlere ortak olmaya davet etmektedir. Bu kutsamaları alabilmek için "Tanrı'dan korkmalı ve O'nun buyruklarını tutmalısınız; çünkü insanın bütün görevi budur" (Vaiz 12:13).

Bunu yaparsanız, Tanrı'nın merhametiyle sonsuza dek yaşayacaksınız. Bu bir vaattir.

Kutsal Kitap öğretisi ve Christadelphian inançları hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz lütfen bize bildirin. Şunları talep etmek ister misiniz?

  • Bu serideki diğer broşürler?
  • Christadelphianlar Kimlerdir? başlıklı kitapçık?
  • Glad Tidings adlı aylık dergi?
  • Posta ile Mektuplaşmalı Eğitim Kursu?

Size en yakın Christadelphian topluluğuna danışabilir veya şu adrese yazabilirsiniz:

Christadelphian Bible Mission c/o 404 Shaftmoor Lane
Birmingham B28 8SZ, UK

Your Title

This is where your text starts. You can click here and start typing. Sed ut perspiciatis unde omnis iste natus error sit voluptatem accusantium doloremque laudantium totam rem aperiam eaque ipsa quae ab illo inventore veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo nemo enim ipsam voluptatem.

Mesihʼte Kardeşler

Yüzyıllar boyunca, ana akım Hristiyan Âlemiʼnin yanı sıra, çoğunluğun bir parçası olamaya vicdanları el vermemiş başka küçük gruplar her zaman olmuştur. Tanrı Sözüʼne olan sıkı bağlılıklarıyla öne çıkan bu gruplar, siyasal arenada çok az dalgalanma yaratan sıradan insanlardan oluşuyordu.Güç ve egemenlik sahipleri tarafından kendilerine yöneltilen nefret ve küçümseme olmasaydı, tarihe geçmiş daha önde gelen gruplardan bazıları Donatistler, Valdocular, Pavlusçular ve Huguenotlar'dır.

Bu insanlar, temel amaç olarak Kutsal Kitap ile sessiz ve sakin bir yaşam sürmeyi seçtiler, ancak geleneksel çizgiye uymadıklarından “kâfir” olarak mahkum edilip sürgün, katliam ve işkenceye maruz kaldılar. Bugün, benzer biçimlerde öne çıkan başka bir Hristiyan topluluğu, Hristadelfiyanlar olarak da bilinen Mesihʼte Kardeşlerʼdir. Kitabıyla tanınmış bir İngiliz filozofu olan Bertrand Russel, İktidar (Power, A New Social Analysis) isimli kitabında şunu yazmıştır:

“Başlangıç halindeki Hristiyanlık geleneğinin günümüzdeki en iyi temsilcileri, dünyanın sonunun yakın olduğuna inanan ve bu yüzden din dışı işlere karışmak istemen Christadelphianlardır”

Eğer Kilise, yukarıda sözü geçen toplulukların döneminde elinde bulundurduğu siyasal gücü bugün de elinde bulunduruyor olsaydı, Hristadelfiyanlarʼın sonunun onlarınkisiyle aynı olacağına kuşku yoktur.

Hristadelfiyanlar kamu görevlerinde, jüride ya da silahlı kuvvetlerde yer almaz, kamuoyunun ilgisini çekmek için gösterilerde ya da pasif direniş eylemlerinde bulunmazlar. Onlar, İsa Mesihʼin gökten gelip günün siyasal yapısını değiştireceğine dair Kutsal Kitapʼta sunulan vaadin gerçekleşmesini sabırla beklerlerler (Elç. 1:11). Hangi ülkede yaşarlarsa yaşasınlar, günümüzdeki paylarının ve rollerinin bir yabancı ve misafir olduğuna inanırlar.

Bununla birlikte, Efendileri İsa'nın dönüşünde, Oʼnun onamasıyla yeryüzünde O'na bağımlı krallar ve kâhinler olarak yüceltileceklerini umut ederler (Va. 5:10).

Efendileri İsa'nın ölümünün ve dirilişinin anıldığı bir ibadet toplantısı için haftanın ilk günü düzenli olarak bir araya gelirler. Ayrıca, Kutsal Kitapʼı incelemek için hafta içi bir araya gelir ve genellikle haftanın başka bir gününde de halkın da davet edildiği Kutsal Kitapʼa dayalı bir konuşma ayarlarlar. Pazar okulu ve gençlerin etkinlikleri haftalık rutinlerinde belirgin bir biçimde yer alır.

Mesihʼte Kardeşler arasında bireysel Kutsal Kitap çalışması çokça vurgulanmaktadır. Neyin inceleneceğini ya da nasıl yorumlanacağını belirleyen merkezsel bir kurum yoktur. Kiliseler ya da Mesihʼte Kardeşlerʼin dediği gibi, “eklisyalar” çoğunlukla birbirinden bağımsızdır. Birincil ilkelere ilişkin ortak bir inanç bildirgesi eklisyaları birbirine bağlar. Buna karsın, bütün eklisyaların "doğum kontrolü", kürtaj ve Kutsal Kitapʼın temel olmayan konularına ilişkin aynı yaklaşımı sergilemelerini şart kılan bağlayıcı bir bildirge yoktur.

Mesihʼte Kardeşler, dinin öğrenileceği kaynak konusunda oldukça katıdır. Günümüz sözüm ona peygamberleri, sözde kişisel esinler ya da diğer uyduruk kitaplardan hiçbiri Kutsal Kitapʼın yanında dinin öğrenileceği bir kaynak olarak görülmez. Bu konularda kafalarını kuma gömmezler. Ek olarak, ateistleri, evrimcileri ve uzlaşmacıları düzenli olarak halka açık tartışmalara davet ederler.

Mesihʼte Kardeşler, “yeniden doğma”ya —renkarnasyon değil— inanırlar ama yeniden doğma kavramına günümüzün “oldu bitti” anlayışını yansıtan bir yaklaşımla değil, Kutsal Kitap ölçütleri uyarınca olduğuna inanarak yaklaşırlar. Yeniden doğmanın bilgelik ve anlayışın yanı sıra, başlamak için duygu ve devam etmek için çok daha fazlasını içerdiğine inanırlar (1Pe. 1:23; 2:1, 2). Yeniden doğmanın kişinin tutumlarında bir değişiklik gerektirdiğine inanırlar. Öyle ki, dine dönen kişinin konuşmasının ve davranışının eleştirilecek bir yönü kalmayacaktır.

Bedenin yargılanmak üzere gerçek anlamda dirilişi ve bu yeryüzünde sonsuz bir yaşam, Mesihʼte Kardeşlerʼin umududur. İnsanın en büyük düşmanının kendi doğası olduğunu öğretirler. İsa Mesih tarafından kabul görülmek için, her insan Tanrıʼnın yardımıyla kendilerini Tanrıʼnın Sözü'ne göre terbiye etmeyi öğrenmelidir.

Mesihʼte Kardeşler, kökeni açık bir biçimde putperest kökenli olan fikirleri şiddetle kınarken inançlarını Kutsal Kitapʼtan dikkatli bir biçimde doğrularlar.

İnsanın ölümsüz bir ruha sahip olduğu fikrini ölülerin dirilişi öğretisine ters düşen bir inanç olarak görürler. Üçlü Tanrı, öteki dünya, sonsuz ateş işkencesi, düşmüş bir melek olarak şeytan ve ayrıyeten Mesihʼte Kardeşlerʼin Kutsal Kitapʼa dayanmadığını ileri sürdüğü diğer birkaç inancın uzlaşma ve gelenek üzerine kurulduğu bir gerçektir.

Hristiyan Âlemiʼnin büyük çoğunluğunun, bu gibi putperest inançlara bağlı kalmakla Rabʼbin şu sözleriyle karşı karşıya olduğuna inanırlar: 

“Bana boşuna tapınıyorlar, öğretileri insanların buyruklarına dayanıyor” (Mat. 15:9).


Mesihʼte Kardeşler, “Kristadelfiyan” ismini Amerikan İç Savaşı sırasında, ABD yönetimi bütün bu gibi dinsel toplulukların adlarıyla resmileşmesini gerekli kıldığında almıştır. Kristadelfiyan adı benzersiz olmasına karşın, yalın anlamıyla “Mesih'te Kardeşler” anlamına gelir (Kol. 1:2; İbr. 2:11). Mesihʼte Kardeșlerʼin inançları, geçmiş yüzyıllardaki protestocuların inançlarına benzer biçimde Kutsal Kitap temellidir ve topluluğun adlanrılmasından bugüne değin değişmemiştir